Banner
hiperplazi
Genel

Atipik Hiperplazi ve Meme Kanseri Riski

Atipik Hiperplazi ve Meme Kanseri Riski ile alakalı olarak bir çok bilginin yer aldığı makalemizde, kadınlarda kanser riskinin azaltılması konusuna da yer verilmiştir.

Atipi ve hiperplazi

Hiperplazi, hücre büyümesinde, memenin kanallarında veya lobüllerinde daha fazla hücre oluşmasına, ancak başka anormalliklere yol açmayan bir anormalliktir.

Atypia, normal hücrelere kıyasla hücrelerin görünümünde veya düzenlenmesinde önemli anormalliklerin varlığını gösteren bir terimdir. Atipik ve hiperplazi, birbirinden bağımsız olarak ortaya çıkabilir ve normal hallerine döndükleri kesin mekanizmalar bilinmemekle birlikte, geri dönüşümlü olarak kabul edilir.

Hiperplazi veya atipi tanısı her zaman, kişinin ileride kanser veya hatta kanser olduğu anlamına gelmez. Atipik kadınlar, atipik olmayan kadınlara kıyasla kanser gelişme riski% 1 artar. Atyipi tanısı alan 10 yıl içinde kanser gelişmeyen kişilerin kanser riskini önemli ölçüde azalttığı söyleniyor. Daha önce tanı konmuş memenin aynı bölümünün tekrar biyopsisi, tamamen normal hücreleri gösterebilir.

Atipik Hiperplazi

Atipik hiperplazi, memedeki anormal hücrelerin birikimi olarak tanımlanır. Bu kanser değildir, ancak kanser öncesi bir durum olabilir. Başka bir deyişle, atipik hiperplaziye neden olan anormal hücreler bölünerek devam eder ve nihayetinde invaziv olmayan veya invaziv meme kanseri ile sonuçlanabilir.
Bu nedenle, atipik hiperplazinin ana komplikasyonlarından birisi meme kanseri için artmış uzun vadeli bir risktir.

Atipik hiperplazi tanısı alan kadınlar göğüs kanseri riski taşıyan kadınlara göre 4 kat daha yüksektir. Atipik hiperplazi kanallarda veya lobüllerde görse de aynı kalır.

Araştırmalar, atipik hiperplazi teşhisini izleyen yıllarda meme kanseri riski gelişme riskinde artış olduğunu göstermektedir:

⦁ Atipik hiperplazi tanısı alan 100 kadından yaklaşık 7 tanesi teşhis sonrası 5 yıl içerisinde meme kanseri gelişebilir.
⦁ hiperplazi tanısı alan 100 kadından yaklaşık 13’ü tanıdan sonra 10 yıl içinde meme kanseri gelişebilir.
⦁ Atipik hiperplazisi olan 100 kadından yaklaşık 30 tanesi teşhis sonrası 25 yıl içerisinde meme kanseri gelişebilir.
⦁ Küçük yaşta atipik hiperplazi tanısı, hastanın ömrü boyunca meme kanseri gelişme riskinde bir artış ile bağlantılı olabilir. Doktorunuzla meme kanseri geliştirme riskinizi tartışmak önemlidir. Kanser riskini anlamak, kanser taraması ve risk azaltma ilaçları ile ilgili kritik kararların verilmesine yardımcı olur.

Atipik Hiperplazi ve Meme Kanseri Taraması

Atipik hiperplazi tanısı alan kadınlar için özel meme kanseri tarama önerileri bulunmaktadır. Bunların meme kanseri gelişimini kolaylıkla ve başarılı bir şekilde erken aşamada yakalamada yardımcı olması amaçlanmıştır.

Ulusal Kapsamlı Kanser Ağı (NCCN) tavsiyelerine göre, atipik hiperplazisi olan kadınlar, 30 yaşından sonra her 6 ila 12 ayda bir klinik meme muayenesi yaptırmalı ve 30 yaştan başlayarak yılda bir kez mamografiye sahip olmalıdır. Ayrıca, daha önceki sonuçlarına bağlı olarak, sağlık personeli ile birlikte daha ileri takiplerini tartışmalıdırlar.

Amerikan Kanser Derneği (ACS) göğüs kanseri tarama tavsiyelerine göre, atipik hiperplazi tanısı alan kadınların klinik meme muayenesine ihtiyacı yoktur, ancak her yıl bir mamografi çekilmesi ve sağlık uzmanlarının riskleri konusunda güncel tutmaları gerekir.

Atipik Hiperplazili Kadınlarda Kanser Riskinin Azaltılması

Atipik hiperplazisi olan kadınlar, meme kanseri geliştirme riskini azaltacak ilaçlarla tedavi edilebilir. Tamoksifen ve raloksifen, bu gibi vakalarda kullanılan 2 ana FDA onaylı ilaçtır ve her ikisi de hap şeklinde alınır. Tamoksifen meme kanseri önleme ve tedavisinde kullanılabilen hormonal bir ilaçtır, raloksifen göğüs kanseri riskini düşürebilir, ancak tedavi edemez.

Tamoksifen hem menapoz öncesi hem de postmenopozal kadınlarda kullanılabilirken, raloksifen sadece postmenopozal kadınlarda kullanılır. Bununla birlikte, hem tamoksifen hem de raloksifen, bacak krampları, kızarıklık, düzensiz periyotlar ve vajinal kuruluk gibi kısa süreli yan etkilere sahiptir. Ayrıca, venöz tromboz, pulmoner emboli, uterin kanseri veya inme gibi potansiyel sağlık riskleri taşırlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Banner